Adini Hun Hükümdari ATTILAdan aliyor..Bu yüzden ATILLA yazilmaktan hoslanmiyordu..Ancak yillarca ad ve soyad birarada
yazilirken halk ve gazeteler daha kolay ve ahenkli buldugu için olsa gerek ATILLAdan vazgeçmediler..O da artik bu konuyu serbest birakti...Siz de istediginiz gibi yazin ama dogrusu ATTILAdir... Müzige
önce mandolin çalarak ve Türk müzigi sarkilari söyleyerek 5-6 yaslarinda basliyor... Sonra telli sazlara yeteneginin
oldugunun anlasilmasiyla birlikte gitara yöneliyor.Bu arada cura ,baglama,akordeon ve piyano deniyor..Gitarda karar kiliyor..Ögrenimi süresince müzik-tiyatro çalismalarinin yanisira ,Türk sanat müzigi-Halk müzigi-halk danslari derneklerine de katiliyor,sertifika aliyor..Dansa olan sevgisini ve yetenegini,yillar sonra Sait Sökmenle bale ve modern dans,Amerikada da tep dans çalisarak gösteriyor..
Profesyonel müzik serüveni ise 1972 yilinda Ankara Radyosu ve
Televizyonu tarafindan besteci ve sarkici olarak
lanse edilmesiyle basliyor. 1974 yilinda çikardigi
Cüce ve Anam onun ilk 45'ligi. Bu baslangiçtan kisa
bir süre sonra ise ödüller gelmeye basliyor. Ilk ödülünü
1975 yilinda Gazeteciler Cemiyeti tarafindan Yilin
Sanatçisi seçilerek aliyor. Ayni yil Eurovision sarki yarismasi
Türkiye elemelerinde Dilenci isimli parçasi ile
ikincilik aliyor.Yine ayni yil,Hey Dergisi yilin ümit veren erkek sarkicisi seçiliyor. Daha sonra neredeyse her yil bir 45'ligi çikiyor.
Dilenci, Haberler-Kurtulamazsin,Gülmek ya da gülmemek,
Sitem, Bir gün Beni Ararsan,Son Pismanlik, Duygusuz,Bilinmez
13 sarkinin
yer aldigi ilk uzun çalarinda, Atilla Atasoy bir de Haci Arif Bey
eseri seslendiriyor Olmaz ilaç... Bu parçayi
seslendirmesiyle birlikte onun Türk Sanat Müzigi yorumlarinda
ne kadar basarili oldugu ortaya çikiyor ve bu tarihten
sonra özellikle sahne çalismalarinda yogunlukla Türk Sanat
Müzigi eserleri seslendiriyor. TV solo programlarinin gözdesi olan Atasoy,birçok degisik atilimlarla kah Melahat Pars-Erol Sayan gibi Türk müziginin duayenleriyle,kah Mehmet Erenler gibi Halk müziginin duayenleriyle ortak modernize çalismalar yapmistir..Ayrica devlet Konservatuari ögrencilerinden olusan senfonik orkestra ve bale grubu ile tvde yaptigi gösteri (1974), yillarca hafizalardan silinmemistir
Selim Atakan,Pepe Cursi,Serif Yüzbasioglu,Timur selçuk gibi ustalarla profesyonel müzige baslamanin en büyük sansi oldugunu söyleyen Atasoy,
Daha sonraki müzik yasaminda, içerisinde Türk
Sanat Müzigi eserlerinin de yer aldigi albümler dönemi baslatiyor...
Bu anlamda ilk çalisma 1980 yilinda Erol Sayan'in sarkilarini
seslendirdigi Kisla Havasi günah bende oluyor.. Askerligini
yaptigi bu dönemde piyasaya çikan bu çalisma, oldukça
ilgi görüyor. Avare(1981),
imkansiz(1989), Gizli Çiçek(1991), Türk Sanat Müzigi
ve Pop Müzigi'nin harmanlandigi döneme iliskin çalismalardir..Araya Pop anlaminda yapilmis müthis emek ürünü iki büyük albüm sigdirmistir..Sanadir Bütün Sarkilarim(1984) ve kariyerinin en güçlü albümü oldugunu söyledigi Farzet ki ben seni hiç tanimadim(1987)..
1981 yilindan itibaren, Attila Atasoy için,yeni bir ödüller dönemi basliyor
1981'de, Tunus Bizerte Akdeniz sarki festivalinde en iyi sarki ve sarkici seçiliyor,1982de Bulgaristan Altin Orfe müzik festivalinde balkan ödülü ve Lada dergisi özel ödülünü aliyor,1985 yilinda Marmaris sarki yarismasinda marmaris adli eseriyle birincilik,1989 Kusadasi sarki yarismasinda yaz yagmuru adli eseriyle üçüncülük ödülünü aliyor..
1995 yilinda bir grupla katildigi isviçre'deki bir yarismada Hakkin Yok adli sarkiyla
Türkiye'ye birincilik kazandiriyor.
80li yillarin en verimli sanatçisi,90 li yillara da Gizli Çiçek(1991),evlendigi sene(1994) yaptigi Attila Atasoy 94,1996 da yaptigi Türkiyenin ilk maxi singleI Ayrilik Sevdaya Dahil ile imzasini atti..97de de Dünden Bugüne albümüyle noktaladi o dönemi..2000lerde onu Eski Dostlar ve bazi karma nostalji albümlerinde görürken aniden 2002deki solo albümü Biraz ile çikis yapmis,sonra kisa süre yurt disinda yasamis,yillardir hayatin renklerine olan yolculuguna,yeni cografyalarda devam etmis,kendi içsel yolculuklarinin yanisira bir düsün insani olarak hayatin anlamini derinlemesine irdelemistir.. 2005te en iyileriyle Attila Atasoy albümünü çikaran sanatçi,simdilerde grup düs gezginleri ile ortak bir albüm çalismasi içersinde
Alaturkayi seven ama
alaturkaliktan hoslanmayan Attila Atasoy, etki altinda kalmamak için
baskalarina ait eserleri fazla dinlemek istemedigini söylüyor.
Ve "Ben kendi özümde ne varsa onu ortaya koymak
istiyorum. Birseyler üretmeyi ve ürettiklerimi sunmayi
seviyorum diyor...O, dost, sevecen,
daima kendini egitmeye çalisan, sosyal yönü oldukça güçlü,
müzigiyle, kültürüyle, eserleriyle tam anlamiyla sanatçi
gibi olan bir sanatçi
Attila Atasoy babasinin memuriyeti nedeniyle Milas'ta dogmus,
Antalya'da büyümüs, Ankara'da okumus...Aslen Marmarislidir.. Çocukluk yillarinda
çok uslu bir çocuk. Üç erkek kardesten en küçügü olan
Attila Atasoy'un ailesi oglumuz çalgici olmasin
diye oldukça çaba harcamis. Çünkü o yillarda müzikten
para kazanmanin olanagi yokmus. Müzik de pek makbul sayilan
bir is degilmis. Üç yasindayken sünnet olan Attila bu
konuda Diger agabeylerimle birlikte aradan çikayim
diye, güme gittim diyor...Attila Atasoy'un müzikal yeteneginin
yanisira, tiyatroculuk yönü de güçlü.. ilkokul yillarinda
baslayan tiyatroculuk çalismalarinda Çoban müzikalindeki
rolüyle ilkokullararasi, Ses ve Oyungücü yarismasinda
1ci'lik almis. Bu oyunda seslendirdigi sarkiyi ise hiç
unutmuyor Ben bir küçük çobanim/Çiçek dolu her yanim/Ovalar
yuvam benim/ Kirlar benim vatanim... Attila Atasoy'un tiyatro
oyunculugu ise üniversite yillarinda da devam etmis,Ilk profesyonel oyununu
69 yilinda Sabahattin Engin'in üç perdelik bir oyunu olan
Bunalimda bas kahraman Çetin'i oynayarak gerçeklestirmis.....
1975 yilinda Ankara Gazi Ünversitesi Eczacilik Fakültesi'nden
mezun olan Attila Atasoy, 1979-80 yillarinda Bursa'da askerligini
eczaci ast tegmen olarak yapmis. Asker dönüsünün ardindan
Istanbula yerlesmis, 1982de de Harbiye'deki eczanesini açmistir.. Bu eczaneyi su siralar en büyük
yardimcisi olan annesi Mücevher Hanim'la birlikte isletiyor..
C l o s e